Gastronomi dünyası, zaman zaman sınırları aşan, dilden dile yayılan ve tüm dünyayı adeta bir fırtına gibi kasıp kavuran lezzet trendlerine şahitlik eder. Ancak çok az tatlı, kısa süre içinde bir trend olmaktan çıkıp kalıcı bir efsaneye, menülerin vazgeçilmez bir klasiğine dönüşmeyi başarabilir. İşte o nadide lezzetlerden biri, kökenleri İspanya’nın kuzeyindeki Bask bölgesine, özellikle de adını aldığı San Sebastian şehrine dayanan o meşhur “yanık” cheesecake’tir. Sadece birkaç temel malzemenin doğru ısı ve doğru teknikle buluşmasından doğan bu mucizevi tatlı, bugün kilometrelerce ötede, İstanbul’un kalbi Üsküdar’da tatlı tutkunlarının en büyük sevdalarından biri haline gelmiştir.
Peki, görünümüyle klasik pastacılık kurallarına adeta meydan okuyan, hiçbir süslemeye veya gösterişli sunuma ihtiyaç duymadan insanları kendine hayran bırakan bu tatlının sırrı nedir? Gelin, İspanya’nın dar sokaklarındaki küçük bir tavernadan çıkıp Üsküdar Gastronomi Sokağı’na, Rumi Cafe‘nin sıcak mutfağına kadar uzanan bu büyüleyici lezzet yolculuğuna birlikte çıkalım.
“Yanık” Ama Yumuşacık: Bu Tatlıyı Diğerlerinden Ayıran Özellikler Nelerdir?
Pastacılık dünyasında uzun yıllar boyunca cheesecake denildiğinde akla gelen ilk görüntü; alt kısmında tereyağlı ve bisküvili sert bir taban olan, üzeri pürüzsüz, kenarları jilet gibi kesilmiş ve genellikle meyve soslarıyla süslenmiş “New York Usulü” cheesecake’ler olmuştur. San Sebastian Cheesecake ise tüm bu ezberleri bozan asi bir ruha sahiptir.
Onu özel kılan ilk detay, alışılmışın aksine hiçbir tabanının (crust) olmamasıdır. Yüksek ısıda fırınlanması sayesinde dış yüzeyi karamelize olarak koyu kahverengi, neredeyse “yanık” denilebilecek bir kabuk bağlar. İlk bakışta bir fırıncılık hatası gibi duran bu koyu renkli kabuk, aslında tatlının en büyük sihri olan o hafif karamel ve isli aromayı barındırır. Çatalınızı o hafif sert ve karamelize dış kabuktan içeri daldırdığınızda ise sizi bambaşka bir dünya karşılar. İçi bulutları kıskandıracak kadar hafif, kremsi ve adeta akışkan bir dokuya sahiptir. Dışındaki o yoğun karamelize tat ile içindeki ipeksi, hafif tuzlu krem peynir dokusunun zıtlığı, damakta kelimenin tam anlamıyla bir lezzet patlaması yaratır.
Rumi Cafe Mutfağından Çıkan Eşsiz Yorum
Böylesine az malzemeli ve görünüşte basit bir tatlının en büyük zorluğu, ustalık gerektirmesidir. Isıyı birkaç dakika fazla kaçırmak içinin kurumasına, az pişirmek ise tatlının tamamen çökmesine neden olabilir. İşte tam bu noktada, Üsküdar İmam Nasır Sokak’ta (Gastronomi Sokağı) 9 yıllık köklü tecrübesiyle misafirlerini ağırlayan Rumi Cafe, ustalık eserini ortaya koyuyor.
Rumi Cafe mutfağında hazırlanan San Sebastian Cheesecake, sıradan bir reçetenin çok ötesinde, büyük bir tutku ve özenin eseridir. En kaliteli taze krem peynirlerin, doğru oranda krema ve yumurtayla kusursuz bir şekilde çırpılmasıyla başlayan bu serüven, Rumi Cafe şeflerinin yıllara dayanan fırınlama tecrübesiyle taçlanır. Dışındaki o kusursuz karamelize doku elde edilirken, içinin o çok sevilen akışkan ve kremsi yapısı özenle korunur. Her dilimde aynı tazeliği, aynı yoğun lezzeti ve aynı ipeksi dokuyu hissetmeniz, tesadüf değil, 9 yıllık bir mutfak disiplininin sonucudur.
Kusursuz Eşleşme: San Sebastian’ın Yanına Ne İçilir?
San Sebastian Cheesecake, yapısı gereği zengin ve yoğun bir lezzet profiline sahiptir. Bu nedenle, damaktaki bu zenginliği dengeleyecek ve tatlının aromalarını daha da ön plana çıkaracak doğru içeceği seçmek, bu gastronomi deneyiminin altın kuralıdır.
Rumi Cafe’ye geldiğinizde, usta baristaların ellerinden çıkan kahve çeşitleri, bu muhteşem tatlının en iyi yol arkadaşları olacaktır. Tatlının içindeki yoğun krema tadını dengelemek istiyorsanız, asiditesi yüksek ve aromatik bir Filtre Kahve veya sert bir Americano mükemmel bir tercih olacaktır. Kahvenin hafif acılığı ile cheesecake’in karamelize tatlılığı birbirini kusursuzca tamamlar.
Eğer sıcak yaz günlerindeyseniz ve hem içinizi serinletip hem de tatlı krizinize son vermek istiyorsanız, buz gibi bir Ice Latte veya Ice Americano sipariş edebilirsiniz. Çaydan vazgeçemeyenler içinse, taze demlenmiş, tavşan kanı bir Türk çayı her zaman bu eşsiz tatlının sadık bir eşlikçisidir.
Gastronomi Sokağı’nda Tatlı Bir Mola
İstanbul’un koşturmacası, iş hayatının stresi veya günlük dertler bazen hepimizi fazlasıyla yorar. Böyle anlarda insanın tek ihtiyacı, kendine vakit ayırabileceği, ahşap dokusuyla ruhu dinlendiren, hafif bir müzik eşliğinde kitabını okuyabileceği samimi bir mekandır. Üsküdar’ın tarihi atmosferinde, Gastronomi Sokağı’nın kalbinde yer alan Rumi Cafe, tam da bu ihtiyaca cevap veren bir sığınak niteliğindedir.
Arkadaşlarınızla uzun sohbetlere dalmak, bilgisayarınızı açıp huzurlu bir ortamda çalışmak veya sadece yalnızlığın tadını çıkarmak için Rumi Cafe’ye uğradığınızda, kendinizi mutlaka bu İspanyol efsanesiyle ödüllendirin. Çatalınızı o yumuşacık dokuya her batırdığınızda ve kahvenizden her yudum aldığınızda, İspanya’dan Üsküdar’a uzanan bu lezzet sevdasına sizin de katılacağınızdan hiç şüphemiz yok. Taptaze demlenmiş kahvelerimiz ve efsanevi San Sebastian Cheesecake’imizle, sizi evinizde hissettirecek o samimi ortamımızda bekliyoruz!