İstanbul gibi yedi tepeli bir devin kucağında yaşamak, büyüleyici olduğu.. Read more
Sabahın ilk ışıkları İstanbul’un üzerine düştüğünde, Üsküdar’da bir başka telaş.. Read more
Gastronomi dünyası zaman zaman bazı lezzetlerin tüm dünyayı kasıp kavurduğu.. Read more
İstanbul’un yedi tepesinden süzülen rüzgârın denizle kucaklaştığı Üsküdar’da, tarihi dokunun içinde kaybolurken ya da sahil boyunca uzun bir yürüyüş yaparken insanın iştahı ister istemez açılır. Sadece geçiştirilecek bir atıştırmalık değil, tam anlamıyla doyurucu, protein dolu ve damakta iz bırakacak “gerçek” bir yemek arayışına girdiğinizde, Rumi Cafe mutfağının ızgara başından yükselen o enfes kokular size rehberlik edecektir.
Izgara yapmak, mutfak sanatlarının en ilkel ama aynı zamanda en fazla ustalık isteyen tekniklerinden biridir. Etin ateşle olan o doğrudan teması, doğru mühürleme taktikleri kullanılmadığında ya da marine işlemi eksik yapıldığında hüsranla sonuçlanabilir. Rumi Cafe olarak biz, ızgarayı bir yemek pişirme yönteminden ziyade bir lezzet ritüeli olarak görüyoruz. Ateşin gücünü kontrol altında tutarak, etin o doğal suyunu ve besin değerlerini tamamen içinde hapseden, dışı mükemmel bir şekilde karamelize olurken içi lokum gibi yumuşacık kalan tabaklar hazırlıyoruz. Kaliteli malzemelerin şeflerimizin deneyimiyle harmanlandığı menümüzde, her damak zevkine hitap edecek ve gününüzü ziyafete çevirecek iki özel ızgara başyapıtımız bulunuyor.
Köfte, sadece bir yemek değil; çocukluğumuzun en güzel pazar sofralarını, bayram günlerini ve anne mutfağının o şefkatli sıcaklığını hatırlatan, kültürümüzün en derin köklerine sahip lezzetlerinden biridir. Ancak gerçekten iyi bir köfte yapmak, basit bir kıyma ve baharat karışımının çok ötesindedir. Menümüzün en iddialı ve misafirlerimiz tarafından en çok tercih edilen ana yemeklerinden biri olan Rumi Köfte, bu geleneksel mirası en yüksek standartlarda tabağınıza taşıyor.
Rumi Köfte’nin sırrı, her şeyden önce etin kalitesinde ve o kusursuz yağ oranında gizlidir. Sadece en kaliteli, sinirlerinden tamamen arındırılmış dana etinden özel olarak çektirilen kıymamız, Rumi Cafe’nin ustalarının yılların getirdiği tecrübeyle oluşturduğu gizli baharat reçetesiyle yoğrulur. İçerisindeki baharatlar asla etin o doğal, güçlü lezzetini bastırmaz; aksine onu destekleyerek lezzet profilini yukarı taşır.
Yoğurma işleminin ardından dinlenmeye alınan köftelerimiz, siparişinizle birlikte tam kararında ısıtılmış ızgarayla buluşur. Izgaraya değdiği an çıkan o iştah açıcı “cız” sesi, kusursuz bir yemeğin habercisidir. Şeflerimiz, köfteleri kurutmadan, dış yüzeyinde o hafif çıtır, karamelize dokuyu elde edene kadar ustalıkla pişirir. Bıçağınızı vurduğunuz anda içinden süzülen o şeffaf, lezzetli et suyu, doğru pişirme tekniğinin en büyük kanıtıdır. Tabağınızda sadece bir köfte değil; ateşte közlenmiş biberlerin tatlı acılığı, ızgara domatesin o sulu ferahlığı ve eşlikçi garnitürlerin doyuruculuğuyla tam bir ziyafet sunulur. Üsküdar’da, denize karşı yenilen bir porsiyon Rumi Köfte, günün en büyük ödüllerinden biridir.
Kırmızı et yerine daha hafif, sindirimi kolay ama proteini yüksek bir öğün tercih eden misafirlerimiz için mutfağımızdan çıkan Izgara Tavuk, ezberleri bozan bir lezzet sunuyor. Tavuk göğsü veya filetosu, doğası gereği yağsız bir et olduğu için ızgarada pişirilirken kurutulmaya ve lezzetini kaybetmeye en müsait ürünlerden biridir. Pek çok yerde karşılaşılan o kuru ve yorucu tavuk ızgara deneyimini, Rumi Cafe mutfağının özel marinasyon tekniğiyle tamamen unutturuyoruz.
Izgara Tavuk tabağımızın hazırlık süreci, taze tavuk etlerinin birinci sınıf sızma zeytinyağı, taze kekik, hafif sarımsak notaları ve ustalarımızın özel baharat dokunuşlarından oluşan bir sosta uzun saatler boyunca dinlendirilmesiyle başlar. Bu marinasyon süreci, zeytinyağının ve baharatların etin hücrelerine kadar nüfuz etmesini sağlayarak tavuğun yapısını pamuk gibi yumuşatır.
Izgara teline alınan marine edilmiş tavuklar, yüksek ateşte hızla mühürlenir. Dış yüzeyinde beliren o iştah açıcı ızgara izleri, etin lezzetinin zirveye ulaştığı noktadır. Dışı baharatların etkisiyle hafifçe kızarıp çıtırlaşırken, içi marinasyonun verdiği nem sayesinde son derece sulu, yumuşak ve tatmin edici kalır. Damağınızda taze kekiğin o dağ esintisi hissini ve zeytinyağının hafifliğini aynı anda hissedersiniz. Formuna dikkat eden, spor yapan ya da sadece ağır bir yemekten kaçınan misafirlerimiz için mükemmel bir alternatiftir. Taze ve çıtır patates kızartmaları veya günün taze garnitürleriyle servis edilen bu tabak, buz gibi bir ayranla eşleştirildiğinde gün ortası enerjinizi tavan yaptıracaktır.
İyi bir ızgara tabağı hazırlamak sadece mutfaktaki ustalıkla bitmez. Rumi Cafe olarak, yemeğinizi yediğiniz atmosferin de lezzete dahil olduğuna inanıyoruz. Üsküdar’ın tarihi ve mistik havasını solurken, kaliteli hizmet anlayışımızla hazırlanan bu sıcacık, dumanı tüten tabaklar masanıza geldiğinde, kendinizi sadece doymuş değil, aynı zamanda çok özel hissedeceksiniz. Kömür ateşinin o hafif isli tadını, etin kalitesini ve taze baharatların kokusunu sonuna kadar yaşamak için Rumi Cafe’nin ızgara menüsü sizleri bekliyor. Menümüzdeki favori protein kaynağınızı seçin ve bu eşsiz ziyafetin tadını çıkarın.